Menekşe İle Halil Dizisinin 36 Bölümünü full izlemek için buraya bir tık :)



 

Ege, çocuklarını Lale’den alıyor!

Ege ve avukatı, Lale’nin evine giderler. Avukat, Lale’ye velayetin yeniden Ege’ye verildiğini söyler. Ege, Ece ve Naz’ı alıp eve götürür.

Kerim ve Şeyda, Asu’nun Zeynep’e gitme ihtimalini düşünüp onun evine giderler. Zeynep, anne ve babasına Kerim’le bir daha görüşmeyeceğini söyler.

Lale tekrar velayet davası açmayacağını Ateş’e bildirir.

Asu’yu kaçıranlar Şeyda’yı arayıp 20 bin YTL fidye isterler.

Ateş, Lale’nin doktoru Zuhal’den Lale’nin durumunun kötü olduğunu öğrenir. Ege’yi arayıp onunla konuşmaya gider.



Milli Piyangonun “Perşembe Loto”su olarak da adlandırılan Süper Loto, rekora gidiyor. Süper Loto’da büyük ikramiyenin önümüzdeki çekilişte 15 milyon YTL’ye yaklaşması bekleniyor.19 Ekim 2007 tarihinde oynanmaya başlanan ve 25 Ekim’de ilk çekilişi yapılan Süper Loto’da geride kalan 31 çekilişin ardından sayısal oyunların en yüksek ikramiye rakamına ulaşıldı.

Son 10 haftada 6 bilen bulunmadığı için büyük ikramiyenin devrettiği Süper Loto’da, 11. haftada da tablo değişmedi ve gözler 12. haftaya çevrildi.

Devirsiz haftalarda ortalama 2,5 milyon kolonluk oyun oynanan Perşembe Lotosunda, devirlerle birlikte kolon sayısında hızlı bir artış meydana geldi. Süper Loto’da 9. haftada 5 milyon 941 bin 778, 10. haftada 7 milyon 187 bin 524, 11. haftada ise 12 milyon 657 bin 372 kolon oyun oynandı.
Süper Loto için vatandaşın cebinden de, 9. haftada 5 milyon 941 bin, 10. haftada 7 milyon 187 bin, 11. haftada da 12 milyon 657 bin YTL çıktı.

Devirde sınır olmayan Süper Loto’da, 11. haftada 6 bilen çıkmaması nedeniyle 9 milyon 979 bin 931 YTL tutarındaki büyük ikramiye, 12. haftaya devretti.
Milli Piyango İdaresi yetkilileri, 29 Mayıs Perşembe günü yapılacak 12. hafta çekilişi için vatandaşların en az 18 milyon YTL ödeyerek, 18 milyon kolon Süper Loto kuponu doldurmasını bekliyor.

12. haftada 6′yı tutturan olursa, bunlara ödenecek büyük ikramiyenin de 14 ile 15 milyon YTL arasında olacağı tahmin ediliyor. Milli Piyango İdaresi yetkilileri, söz konusu rakamın 15 milyon YTL’ye yaklaşabileceğini ifade ediyor.

YILBAŞI İKRAMİYELERİYLE YARIŞIYOR

2007′de yılbaşı çekilişinde büyük ikramiye olarak 25 milyon YTL veren Milli Piyango İdaresi, Süper Loto ile sayısal oyunlardaki ikramiye çıtasını da yükseltti.
Sayısal oyunlarda bugüne kadar verilen en yüksek ikramiye, 20 Ekim 2007 tarihinde Sayısal Loto aracılığıyla dağıtıldı. Söz konusu çekilişte, toplam 8 milyon 153 bin 733 YTL’lik büyük ikramiye, 6′yı tutturan 9 kişi arasında paylaşıldı.
Sayısal Loto’da bir kişinin kazandığı en yüksek ikramiye ise 26 Nisan 2008 çekilişinde verildi. Bu çekilişte, 6′yı bir kişi tutturdu ve 6 milyon 856 bin 757 YTL’lik ikramiyenin sahibi oldu.
21 Ocak 2006 tarihinde de yine Sayısal Loto’da 6′yı tutturan 1 kişi, İdareden 4 milyon 649 bin 698 YTL kazandı.
Süper Loto’da ise 31 haftalık çekiliş sürecinde en yüksek ikramiye olarak 4 milyon 642 bin 938 YTL dağıtıldı. 12. haftaya 7 devirle girilen Süper Loto’nun 8. çekilişinde 2 kişi 6′yı tutturdu ve bunlara 2 milyon 321 bin 469′şar YTL ikramiye ödemesi yapıldı.

6 TUTTURULANA KADAR DEVİR OLACAK

1′den 54′e kadar sayı dizilerinin bulunduğu Süper Loto’da büyük ikramiye kazanabilmek için bir kolonda, çekilişte belirlenen 6 sayının tutturulması gerekiyor.
Kazanma ihtimalinin 26 milyon kolonda 1 olduğu bu şans oyununda, yapılan çekilişte 6 numarayı tutturamayan olursa, büyük ikramiye, bir sonraki haftaya devrediyor. Süper Loto’da, Sayısal Loto’dan farklı olarak, devir sayısında herhangi bir sınırlama bulunmuyor.

Sper Loto Çekildi (Flaş)

Süper Loto 6/54′ün bu haftaki çekilişinde 6 bilen bir kişi 14 milyon 108 bin 530 YTL ikramiye kazandı.

Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğünce düzenlenen Süper Loto 6/54 oyununun bu haftaki çekilişi yapıldı. 32. Hafta’nın kazandıran numaraları 2, 14, 37, 41, 45 ve 46 olarak belirlendi.



Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Lübnan Parlamentosu’nda yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi ve yemin törenine katılmak üzere özel uçak “ANA”ile saat 15.05′te Beyrut’a gitti.

Başbakan Erdoğan’ı, Esenboğa Hava Limanı’nda, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ve diğer yetkililer uğurladı.

Erdoğan ile Dışişleri Bakanı Ali Babacan da Lübnan’a gitti.

Başbakan Erdoğan, hareketinden önce açıklamalarda bulundu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bulunduğu bölgenin istikrarlı ve müreffeh bir coğrafyaya dönüştürülmesinin, Türkiye’nin samimi arzusu ve hedefi olduğunu belirterek, “Bu amaçla, bölgemizdeki sorunların diyalog ve uzlaşıyla çözümü yolunda gayret göstermeye devam edeceğiz” dedi.

Erdoğan, Lübnan’a hareketi öncesinde Esenboğa Havalimanı’nda yaptığı açıklamada, Lübnan Meclis Başkanı’nın daveti üzerine cumhurbaşkanı seçiminin yapılacağı meclis oturumuna katılmak üzere beraberindeki heyetle bu ülkeye gittiğini söyledi.  

Lübnan’da cumhurbaşkanlığı seçiminin, siyasi istikrarı tehdit eden ciddi bir krize dönüştüğünü vurgulayan Erdoğan, “Tarafların bir çözüme ulaşamaması sebebiyle son olarak ülkenin iç bütünlüğünü bozacak bir çatışma ortamına kadar gelinmişti. Biz, Türkiye olarak başından itibaren Lübnan’ın siyasi istikrar ve bütünlüğü bozulmadan soruna çözüm üretilebilmesi için taraflar nezdinde girişimlerde bulunduk. Gerek iç aktörler gerekse etki sahibi bölge ülkeleri nezdinde diyalog ve uzlaşmayı kolaylaştırıcı bir rol üstlendik” diye konuştu.

En üst düzeyde bu görüşmeleri zaman zaman özel temsilcisi vasıtasıyla, zaman zaman da telefon diplomasisiyle sürdürdüklerini anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Bu sebeple de seçimlerin nihayet gerçekleşme aşamasına geldiğini görmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Bildiğiniz gibi, Arap Ligi’nin himayesinde, Katar Başbakanı’nın başkanlığında Doha’da bir araya gelen taraflar, siyasi krizi sona erdirecek mutabakata ulaşmış, Lübnan Cumhurbaşkanı’nın seçilmesi üzerinde anlaşmaya varılmıştır. Mutabakatın, Lübnan halkı ve bölgemiz için hayırlı olmasını diliyorum. Lübnan halkının acılarına son vererek, hak ettiği huzur ortamına kavuşmasına yardımcı olacağını ümit ediyoruz. Arzumuz odur ki, kriz ve çatışma ortamını kalıcı olarak sona erdirecek ilk adım olur. Bölgemizin istikrarlı ve müreffeh bir coğrafyaya dönüştürülmesi Türkiye’nin samimi arzusu ve hedefidir. Bu amaçla, bölgemizdeki sorunların diyalog ve uzlaşıyla çözümü yolunda gayret göstermeye devam edeceğiz.”

Lübnan’ın bunun en sıcak örneği olduğunu vurgulayan Erdoğan, 2006 yılı sonbaharında Lübnan’da baş gösteren krizin aşılmasına yönelik olarak aktif biçimde çabayı sürdürdüklerini belirtti.

Lübnan Başbakanı Sinyora ve diğer Lübnanlı yetkililerle yoğun temasta bulunduklarını kaydeden Erdoğan, ayrıca Suriye ile diğer bölge ülkeleriyle gerçekleştirdikleri görüşmelerde ülkede istikrarın tesisi için ne gibi yapıcı katkılarda bulunulabileceği konusunun araştırıldığını söyledi.

“Bu çabalarımızın Lübnan’daki tarafların görüş ayrılıklarının giderilmesine katkıda bulunduğuna inanıyoruz” diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

“Türkiye’nin, Lübnan’da barış, huzur ve istikrar ortamının sağlanmasına yönelik katkıları yalnızca siyasi alandaki çabalarla sınırlı kalmamıştır. Bildiğiniz gibi BM gücünde askeri gücümüz var. Yine ülkenin yeniden imarına katkıda bulunmak amacıyla okul hastane, sağlık klinikleri inşaat çalışmalarımız da devam ediyor. Türkiye, önümüzdeki dönemde de Lübnan’a desteğini sürdürecektir.”

Başbakan Erdoğan, bir gazetecinin, Yargıtay Başkanlar Kurulunun bildirisinin ardından “uzlaşma çağrılarını” hatırlatarak, “Önümüzdeki günlerde bu konuda bir adım görebilecek miyiz?” sorusuna, “Yaşanmamış süreci benim değerlendirmem zaten doğru olmaz. Bu konuda Sayın Cumhurbaşkanımız, öyle zannediyorum ki aklı selimin gereği neyse o istikamette herhalde bir adım atacaktır” yanıtını verdi.



 Van’da 2 asker şehit Flaş

Van’ın Muradiye İlçesi’nde mahkum taşıyan askeri araç kaza yaptı. Kazada 2 asker şehit oldu. 1′i asker 7 kişi de yaralandı



 Ronaldo’dan şaşırtan sözler

“Gerçeği söylemek gerekirse Türkiye’yi hiç tanımıyorum. Ne bir kulübünü, ne Milli Takımı’nı, ne de bir oyuncusunu. Zorlu bir rakip olabilir ama biz de mükemmel takımız.”

Cristiano Ronaldo Portekiz kampında…

Vatan Gazetesi’nden Gökmen Özdemir’in haberine göre; Manchester United ile geçtiğimiz çarşamba Moskova’da Şampiyonlar Ligi kupasını havaya kaldıran, Premier Ligi şampiyon olarak tamamlayan, attığı 31 golle Avrupa Gol Kralı olan Cristiano Ronaldo, EURO 2008’i kazanarak bu sezonu hat-trickle tamamlamak istediğini söyledi.

‘BİZİM İÇİN ZOR OLACAK’

“Gerçeği söylemek gerekirse Türkiye’yi hiç tanımıyorum. Ne bir takımını, ne Milli Takımı’nı, ne de bir oyuncusunu. Fakat geçmişten gelen bilgilerimle bizi sert bir takımın beklediğini söyleyebirim. Türkiye genelde teknik ama sert olan futbolculardan kurulu sert bir takım olarak bilinir. Bizim için zorlu bir rakip olabilirler. Fakat şunu da söylemeliyim… Türkiye’den daha çok bizim ne yapacağımız önemli. Çünkü biz mükemmel bir takımız. Mükemmel futbolcularımız var ve daha da mükemmeli arıyoruz.”

‘DAHA ATACAĞIM GOLLER VAR’

Sezonun geneli, EURO 2008 ve kendisinin Real Madrid’e gideceği yönündeki haberlerle ilgili olaraksa şu ifadeleri kullandı: “Çok iyi bir sezon geçirdim. Ama işim daha bitmedi. Atacağım gollerin hepsini atmadım. Buraya da sakladım. EURO 2008’i kazanarak sezonu taçlandırmak, onurlandırmak istiyorum. Herkesin benden beklentisi bu. Fakat anneme bile kupayı kazanacağıma dair söz vermedim. Verdiğim söz, kupayı kazanmak için elimden geleni yapacağım şeklinde…

‘TRANSFERLE HAVAYI BOZMAM’

Transferle ilgili konuşmak istemiyorum. Şu anda Milli Takım’dayız. Ama turnuva sonunda ya da ona yakın bazı haberler alabileceğinizi belirteyim. Bu konuyla ilgili olarak bir daha konuşmayacağım. Takım arkadaşlarıma ve Scolari’ye karşı sorumluluklarım var. Onları yerine getirmeliyim. Burada transfer konuşulmaz. Geldiğimden beri muhteşem bir takım havası seziyorum. Bunu bozmak istemem. Ben de bu takımın bir parçasıyım. Scolari zaten geçen gün bunu herkese söyledi. ’Biz Ronaldo için değil, o bizim için oynayacak’sözlerine katılıyorum Scolari’nin…

‘TEKME OLAYINI KONUŞMADIK’

Sabah hem Scolari hem de Carvalho ile uzun uzun konuştuk. Ama finaldeki o pozisyon (Carvalho’nun tekmesi) için kelime bile etmedik. Çünkü ben de Carvalho da Scolari de futbolu kazanmak için oynuyoruz. Futbolun içerisinde böyle pozisyonlar var. Üzerinde fazla durmamak lazım. En sonunda burada aynı forma ile kupa kazanmak için sahaya çıkacağız. Zaten Carvalho da benim en çok görüştüğüm arkadaşlarımdan bir tanesi.

‘ÇOK SABIRSIZLANIYORUM’

Hedefim, EURO 2008’i de kazanıp uzun ve güzel bir tatile çıkmak. Gece yatarken yastığa kafamı koyduğumda içim huzurlu uyumak istiyorum. Ülkeme karşı görevimi yerine getireceğim. Formamı son ana kadar gerektiği gibi terletip, zafere ulaşmak için oynayacağım. Burada takım arkadaşlarımla bunun planlarını yapıyoruz. İyi bir takımız. Mükemmeliz. Bunu herkese göstermek için sabırsızlanıyoruz.”



Şehrazat’ın Onur’a sürprizi var

Onur, annesi Peride’nin gazeteye yansıyan açıklamaları nedeniyle sarsılır. Gazeteci Deniz’in oyununa gelen Peride kriz geçirmektedir. Şehrazat, Bennu’nun da yardımıyla düğün hazırlıklarına girişir. Haldun’la ilgili karanlık bilgilere ulaşan Şehrazat, Mihriban’ı uyarmak zorunda kalır. Ali Kemal ve Füsun’un görüşmeye devam etmeleri, Burhan ve Nadide arasında sert bir tartışmaya neden olur. Evde terör estiren Ahu’nun bu seferki hedefi Gani’dir. Burak’ın Sezen’den vazgeçmemesi Kerem ve Bennu’nun arasında tatsızlığa yol açar. Seval, Melek’ten Burak konusunda sabırlı olmasını ister. Yeni mimar Eda, Şehrazat’la ilgili karanlık planlar yapar. Şehrazat, Onur’u bu kez her zamankinden daha çok şaşırtır…
Şehrazat, Onur’a nasıl bir sürpriz yapacak?
Füsun, Ali Kemal’in yeniden birleşme isteğine nasıl karşılık verecek?
Burhan, Ahu’ya nasıl bir ders verecek?
Burak, Sezen’e ne teklif edecek?
Tüm bu soruların cevabı bu akşamki bölümde. Sakın kaçırmayın!



ADANA DEMİRSPOR: 1 - İSKENDERUN DEMİRÇELİK: 0 

TFF 2. Lig play-off mücadelesinde Adana Demirspor, normal süresi golsüz eşitlikle biten karşılaşmada, İskenderun Demirçelikspor’u 1-0 yenerek yarı finalist oldu.

Stat: Atatürk
Hakemler: İlker Meral xx, Erhan Sönmez xx, İsmail Şencan xx

Adana Demirspor: İlker xxx, Çetin x (Dk. 28 İbrahim xxx), Cumhur xx, Rıza x, Ünsal, Levent x, Ferit xx (Dk. 81 Emrah x), Erhan xx (Dk. 57 Kenan x), Serkan xxx, Özgür xx, Ömer Faruk xx

İskenderun Demirçelikspor: Ömer Kısa xx, Mahmut x, Ömer Deniz x, Ali xxx, Remzi x (Dk. 75 Umut xx), Ahmet xx (Dk. 97 Hakan xx), Taner xx, Fatih xxx, Edim xx (Dk. 82 Hüseyin x), Recep xxx, Mutlu xx

Gol: Dk. 117 İbrahim (penaltıdan) (Adana Demirspor)

Sarı Kart: Dk. 118 İbrahim (Adana Demirspor)

Kırmızı Kartlar: Dk. 119 Mahmut (İskenderun Demirçelikspor), Dk. 120 Levent (Adana Demirspor) 



Eurovision yarışmasına Türkçe şarkı ile katılan Mor ve Ötesi “Deli” ile 7. oldu.  Türkiye 138 puan aldı.

Türkiye sadece Azerbaycan’dan 12 tam puan alabildi. Elbette o da torpilli puandı. Almanya, Arnavutluk, Belçika, Fransa ve Hollanda  ise bize 10 puan veren ülkeler oldu.

İŞTE TÜRKİYE’YE OY VEREN ÜLKELER

 

Deli isimli parçalarıyla Türkiye’yi finale taşıyan Mor ve Ötesi grubu performansını sergiledi. Performans görüntüleri için TIKLAYINIZ..!

İngiltere: 8 puan
Makedonya: 7 puan
Ukrayna: 4 puan
Almanya: 10 puan
Bosna Hersek: 8 puan
Arnavutluk: 10 puan
Belçika: 10 puan
San Marino: 4 puan
Bulgaristan: 5 puan
Fransa: 10 puan
Romanya:
8 puan
Norveç: 2 puan
Macaristan:
5 puan
Hollanda: 10 puan
İsviçre: 6 puan
Azerbaycan:
12 puan
Finlandiya: 4 puan
Belarus: 3 puan
Rusya: 2 puan
Gürcistan: 6 puan
Danimarka:
 4 puan

TÜRKİYE’YE PUAN VERMEYEN ÜLKELER;
Yunanistan, Estonya, Letonya, Sırbistan, İsrail, Kıbrıs, Moldova,
İzlanda,
Portekiz, Andorya, Polonya, Slovenya, Ermenistan,
Çek Cumhuriyeti,
İspanya, Malta, İrlanda, Hırvatistan,
İsveç,
Litvanya, Karadağ.

TÜRKİYE 12 PUANI KİME VERDİ?

Türkiye ise en yüksek üç oyunu şu ülkelere dağıttı;
12 puan………..Azerbaycan
10 puan………..Ermenistan
8 puan………….Ukrayna

Türkiye hiç oy vermeyen Yunanistan’a ise bizden 7 puan gitti.
Aynı şekilde 8 puan verdiğimiz Ermenistan’dan hiç puan alamadık.


Cts

24

Eurovision 2008 Finali Deli şarkısı İzle Dinle

24 May 2008, 23:59 | SevdaTv | 3 yorum var

Sırbistan’nın başkenti Belgrad’da yapılan 53. Eurovision Şarkı Yarışması’nda Türkiye’yi “Deli” adlı şarkıyla temsil eden Mor ve Ötesi, 12. sırada sahne aldı. Yarışmada kazanan kendi ülkeleri dışından verilen oylarla belli olacak.

İşte Mor ve Ötesi’nin sahne görüntüleri

Siyah giysileriyle profesyonel bir gösteride bulunan Mor ve Ötesi, hatasız bir biçimde şarkılarını söyledikten sonra tamamıyla dolu Belgrad Arena Spor Salonu’nda bulunan seyircilerden büyük alkış topladılar.

Vokalist ve solo gitarist Harun Tekin, şarkının ortalarında şarkıyı sembolize eden deli işaretiyle dikkati çekerken, basgitarist Burak Güven ve gitarist Kerem Özyeğen, sıçrama hareketleriyle heyecan yarattı. Bateride Kerem Kabadayı da gruba eşlik etti.

Helsinki’de geçen yıl yapılan yarışmasında birinci olan Sırbistan’ı “Molitva” adlı şarkısıyla temsil eden Marija Serifoviç, 53. Eurovision Şarkı Yarışması’nın açılışını yaptı.

Sırp televizyonu RTS’nin yönetimi altında yayınlanan 53. Eurovision Şarkı Yarışmasının finali, Avrupa’nın yanısıra İspanyol resmi televizyon istasyonu TVE tarafından kablodan ABD, Güney Amerika, Kuzey Afrika, Avustralya, Japonya’dan da izleniyor.



Yasemin’in duyma sorunu git gide daha ciddi bir hal alır. Bu durum derslerini etkilemeye başlayınca Yasemin, Bayan Berbatov’un da ısrarı ile doktora gitmeyi kabul eder. Ciddi duyma kayıbı olan Yasemin’in tedavisi, işleri daha da kötü yapar…

Kızlar, Yasemin için endişelenirken, ne yaparlarsa yapsınlar kızları bir türlü mutlu edemediklerini düşünen çocuklar, Korkut’un da tavsiyesiyle çareyi sahildeki deli adama gitmekte bulurlar. Çocuklar deli adama, Balıkçı Kral adını takarlar. Balıkçı Kral onlara, kızları mutlu etmek istiyorlarsa, önce kendi kalplerini dinlemeleri gerektiğini söyler: Çünkü seven bir kalp, sevdiğinin nasıl mutlu olacağını bilir…

Balıkçı Kral’dan aldıkları öğütle harekete geçen çocuklar, kızları mutlu edebilmek için ayrı ayrı sürprizler düşünürler. Ancak buldukları yöntemleri birbirleriyle paylaşmaya yanaşmayan çocuklar, sonunda çareyi yapacakları sürprizleri bir kâğıda yazarak, Zeynep’in kumbarasına atmakta bulur. Çocuklar, kızları mutlu etmek için sürprizlerini hazırlarken, Korkut zor durumdadır: Yasemin’i mutlu edebilecek bir sürpriz bulamamıştır!

Erol Hoca ve Füsun’un ilişkisi gün geçtikçe ilerlerken, oynadığı küçük oyunla, Rosalind’in ölmesinin suçunu Füsun’a atan Bayan Berbatov, bu durum karşısında Erol Hoca’nın tepkisini ölçmeye çalışır. Erol Hoca’nın Füsun’a kızgın olmasını bekleyen Bayan Berbatov, ondan aldığı cevaplar karşısında oldukça şaşırır!

Yaklaşan yazın da etkisiyle kızlar, sıkı bir rejimle birlikte, sabah sporu yapmaya karar verirler. Kızlar sağlıklı yaşamın sırlarını keşfederken, çocuklar sürpriz planlarını birer birer hayata geçirmeye başlarlar…



Ela’nın üvey kardeşi Fransa’ya dönmüş, Nazenin de otele taşınmıştır. Haldun Ela’nın evliliğe tepki göstermesine şaşırır ve onunla konuşmaya çalışır ama yüz bulamaz.

Yoğun işlerinden eve yeteri kadar vakit ayıramayan Fikret, kocası Ali’yle yaşadığı problemleri çözmek için onunla öğle yemeğinde buluşmaya söz verir, ama hiç hesapta olmayan bir ameliyat sözünü tutmasına engel olur.

Suat’la arası çok iyi olan Zenan’ın midesinin bulanması Ela’yı şüphelendirir. Hamilelik ihtimali Zenan’ı dehşete düşürse de, gebelik testi yapmaya ikna olur.

Nazenin de Ela’nın ağrıları yüzünden endişe duyar ve Doktor Jülide’ye muayene olması için ısrar eder. Jülide ilk etapta yaptığı muayene sonucu küçük de olsa çocuk doğurmasına engel olabilecek bir ihtimal olduğunu söyler. Kesin anlamak için daha derin bir tarama yapması gerekecektir.

Haldun’un eski karısı Nisa, kanser hastalığı nükseden yeğeni Hande’yle birlikte hastaneye gelir. Hande tedavi olmayı değil de, kalan kısa ömrünü huzur içinde geçirmek istediğini söyleyince, Nisa, onu ikna etmesi için Haldun’dan yardım ister. Haldun kalbi kan ağlasa da, Hande’nin isteklerine boyun eğer.

Nisa, Nazenin’in ortaya çıktığını ve Haldun’la evleneceğini öğrenir. Herkesin içinde Nazenin ve Ela’ya hakaret eder. Küçük düştüğünü hisseden Ela’ya Levent destek olur.

Arslan,Jülide’nin peşini bırakmaya hazır değildir ve onu gafil avlar.

Ayla da Arslan’ın peşini bırakmaz ve ona mesaj atar.
Arslan,Hasan için üzülür ve ona Ayla’nın mesajlarını gösterir.



İlk kez Hürriyet.com tarafından geçen Pazar günü duyurulan Diyarbakır’daki ilaç vurgunu ile ilgili operasyon genişleyerek devam ediyormuş. 2 doktor ve 1 eczacı kalfasının tutuklanmasından sonra bu akşam da 14 eczacı tutuklandı.

Trilyonluk ilaç vurgunuyla ilgili olarak Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Mali Şubesi ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başmüfettişleri tarafından yürütülün operasyon giderek genişliyor. Eczacı Odası Başkanı’nın gözaltına alındığı Diyarbakır Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı’nın da arandığı operasyonla ilgili bu akşam da 14 eczacının tutuklanması olaya adı karışan diğer eczacıların da paniğe kapılmasına yol açtı. Soruşturma ve operasyonları durdurmak için bazı siyasetçilerin devreye girdiği iddiaları da ortaya atıldı.



Şarkıcı Gülben Ergen, Milli Takım’a EURO 2008 yolunda destek şarksısı düzenledi.

‘Avrupa-Milli Takım’a destek’ şarkısının düzenlemesini Taşkın Sabah gerçekleştirdi. Nakarat kısımlarında Gülben Ergen’e rap düeti ile Ege Çubukçu eşlik ederken şarkının klibi Nihat Odabaşı yönetmenliğinde çekildi.
İşte o şarkı:

“Avrupa”

Yaz haydi yaz
Yaz futbolun tarihini
Kupaya giden bu yollarda
İnlet yerleri gökleri
Gol haydi gol gol gol!
Türkiye’m göster kendini
Tek yürek olduk yanındayız
Durma coştur gönülleri

Rap: İmkansız gelen zaferlerle doğdu içimizdeki tek bir aşk
İnançla kazanılacak zaferlerde mutluluktan akacak her bir yaş
Helal olsun feda olsun kupalar ay-yıldıza yar olsun var olsun 90 dakika. Bütün sahalar Avrupa’ya dar olsun

Avrupa duyacak Türklerin ayak seslerini
Herkesler soracak büyük şampiyonun ismini
Avrupa dikecek bizim gibilerin heykelini
Bütün dünya görecek Türkiye’nin gollerini..


şarkıyı Dinlemek için buraya bi tık yapın :)



Sarı-Kırmızılı ekip sezonun bitimine 6 hafta kala yollarını ayırdığı Karl Heinz Feldkamp’tan sonra takımın başına yine bir Alman hocayı getirmeye hazırlanıyor…

Yönetimin dört koldan yaptığı görüşmelerde Matthias Sammer ismi ön plana çıktı… Başkan Adnan Polat’ın geçenlerde Almanya’ya gizlice gittiği ve bu isimle başbaşa verimli bir görüşme yaptığı öğrenildi…

Bu temas sonrası birçok konuda anlaşma sağlandığı, Sammer’in gelmek için Polat’tan haber beklediği belirtildi.

Alman hoca Sammer teklif için, “Ben başkan Adnan Polat’la görüştüm ve şartlarımı sundum. Ekibimle hazırım ve Galatasaray’dan haber bekliyorum” şeklinde konuştu.

Alman teknik adamın Galatasaray’a gelip gelmeyeceği, yöneticilerin Michael Laudrup ve Didier Deschamps ile son temaslarının ardından kesinlik kazanacak.

Matthias Sammer, Bundesliga’da 2000-2004 yılları arasında Borussia Dortmund ve 2004-2005 sezonunda Stuttgart’ı çalıştırdı.

Sammer yönetimindeki Dortmund 2002′de Bundesliga şampiyonu oldu, aynı yıl UEFA Kupası’nda final oynadı ve 2003′te Almanya Kupası finaline yükseldi.



« Önceki Yazılar   |   Sonraki Yazılar »

Eklenen Son Yazılar
Yapılan Son Yorumlar