Sal

13

Yavuz Selim küpe takar mıydı?

13 May 2008, 23:04 | SevdaTv | henüz yorum yok

Tarihçi Erhan Afyoncu, Åžah İsmail’in tarih vesikalarında Yavuz Sultan Selim olarak gösterilmek istendiÄŸini söyledi. 

Bugün Gazetesi’nin haberine göre; önceki akÅŸam düzenlenen bir sergide tarihi bir yanlışlık tekrarlandı. Takı sergisindeki Yavuz Sultan Selim, küpeli ve boynundaki gerdanlıkla resmedilmiÅŸti.  Ancak o resimdeki Yavuz Sultan Selim deÄŸildi. Tarihçi Erhan Afyoncu şöyle konuÅŸtu:

YAVUZ’UN KULAÄžINDAKİ KÜPE

Bu yanlışlığın sebebi ise yıllardan beri bize Yavuz diye öğretilen küpeli resimden kaynaklanıyordu. Yavuz Sultan Selim denince aklımıza hep kulağı küpeli, palabıyıklı bir resim gelir. Bu resim tarih ders kitaplarında kullanıldığı için herkes Yavuz’u böyle tanır.

RİVAYET 1

Hatta kulağındaki küpenin sebebini üzerine birçok hikâye uydurulmuÅŸtur. Yok Yavuz Sultan Selim kılık deÄŸiÅŸtirerek Tebriz’e gidip, Åžah İsmail’i satrançda yenince ÅŸah Åžehzade Selim’e yenilginin hırsıyla bir tokat atmış, Yavuz da bu tokat kulağıma küpe olsun diye küpe takmış.

RİVAYET 2

Bir diÄŸer rivayete göre de Yavuz Sultan Selim İslamiyet’in kutsal topraklarına hakim olunca “Hadimü’l-Haremeyn”, yani Haremeyn’in hizmetkârı olduÄŸunu göstermek için küpe takmıştır.

MİNYATÜRLERDE KÜPE YOK

Yavuz Sultan Selim’e ait olduÄŸu iddia edilen küpeli resim 18. yüzyıla ait bir Avrupalı ressam tarafından yapılmıştır ve Sultan Selim’le uzaktan yakından ilgisi yoktur. Yavuz’u gösteren 16. yüzyıla ait ve daha sonraki dönemlerde çizilmiÅŸ minyatürlerde sultanın kulağında küpe olmadığı gibi, portresi de çok farklıdır. Ayrıca “Selimname” isimli Yavuz Sultan Selim’in hayatını anlatan kitapların hiçbirisinde (Şükri-i Bidlisi, İdris-i Bidlisi, Celalzâde, KeÅŸfi, Sücudi, İshak Çelebi vs.) sultanın küpe taktığına dair bir bilgiye rastlanılmaz. Türkmenler arasında küpe takmak eski bir gelenektir. Nitekim 1473′te Otlukbeli’nde Fatih Sultan Mehmed ile savaÅŸan Akkoyunlu Türkmenlerinde küpe takanlar vardı (NeÅŸri Tarihi, II, 819-821).
Ayrıca Kalenderilik ve Bektaşilik gibi tarikatlarda dervişler dünyadan ve dünyevi nesnelerden soyutlandıklarını göstermek için mengüç (küpe) takarlar.

ÅžAH İSMAİL’İ YAVUZ DİYE GÖSTERİYORLAR

Bu iki gelenek de Yavuz Sultan Selim’e deÄŸil Akkoyunlular’ın topraklarında Safevi Devleti’ni kuran Åžah İsmail’e uymaktadır. Ayrıca Åžah İsmail’e ait bazı minyatürlerde de ÅŸah küpeli ve palabıyıklı tasvir edilmiÅŸtir. Avrupalılar tarafından çizilmiÅŸ bu resmin tarih ders kitaplarında kullanılması maalesef çok büyük bir talihsizlik olmuÅŸ ve yanlış bir Yavuz imajı oluÅŸmuÅŸtur. Yavuz’a ait olduÄŸu iddia edilen bu resim bir daha tarih ders kitaplarında kullanılmamalıdır.



Fenerbahçe’nin Sırp futbolcusu Mateja Kezman sezonun sona ermesinin ardından DHA’ya konuÅŸtu.

Geçen sezon İspanya’nın Atletico Madrid takımından, Fenerbahçe’ye transfer olan ve geldiÄŸi günden bu yana her zaman sarı lacivertli takımda en çok konuÅŸlan isim olan Mateja Kezman, Fenerbahçe’de geçirdiÄŸi 2 sezon ve gelecek ile ilgili düşüncelerini açıkladı..

DHA ekibini Kandilli’deki evinde ağırlayan Sırp yıldız, merak edilen bir çok soruya da açıklık getirdi. Yeni sezonda takımda kalacak mı, Brezilyalı futbolcular ile problemi var mı, Galatasaray maçı sonrası Samandıra’da yaÅŸanan olayların ardından neler yaÅŸadı, Türkiye’de de en çok hangi forvet ile beraber oynamak istiyor gibi bir çok soruya Sırp yıldız çok açık ve net cevaplar verdi.

İşte Mateja Kezman’nın açıklamaları…     

-Fenerbahçe bu sezon nasıl bir sezon geçirdi?. Sence Şampiyonluğun kaybedilmesindeki ana sebep neydi? 

“Bence iyi bir sezon geçirdik. ÅžampiyonluÄŸu kaybetmemizin ana sebebi olarak Åžampiyonlar Ligi’nde çok fazla enerji harcamamızı gösterebilirim. Avrupa’da tarihi bir ÅŸans ve baÅŸarı yakaladık. Bu yüzden Türkiye ligi belki ikinci planda kalmış olabilir. Her yıl ÅŸampiyon olamazsınız. BeÅŸiktaÅŸ ve Galatasaray da güçlü takımlar. Fenerbahçe son dönemde Türkiye Liginde de çok baÅŸarılıydı. Ama ikinci olup Åžampiyonlar Ligi ÅŸansını yakalamakta çok önemli. En önemlisi Avrupa’da Fenerbahçe çok iyi bir isim yaptı. Türk futbolu için de çok önemli bir baÅŸarı elde etti ve bununla hepimiz, tüm takım gurur duyuyoruz”

-Fenerbahçe’nin Åžampiyonlar Ligi’ndeki baÅŸarısı sence dışarıda nasıl algılandı?

“Türkiye’ye gelmeden önce Galatasaray’ın Fenerbahçe’den daha büyük olduÄŸunu düşünüyordum. Avrupa’da görüş bu yöndeydi. Galatasaray, UEFA Kupasını kazandı. Åžampiyonlar liginde çok iyi maçlar çıkardı. Avrupa’da yaÅŸadığınız zaman Galatasaray’ın Fenerbahçe’den daha büyük olduÄŸunu düşünüyordunuz. Ama buraya geldiÄŸimde bunun tam tersi olduÄŸunu gördüm. Fenerbahçe çok büyük bir kulüp, çok güçlü ve en fazla taraftara sahip olan klüp. Biz Avrupa’daki Galatasaray lehine olan durumu bu sene deÄŸiÅŸtirdik. Avrupa’daki arkadaÅŸlarım ve bir çok kiÅŸi artık Fenerbahçe’nin Türkiye’nin en büyük kulübü olduÄŸunu söylüyor. Herkes Fenerbahçe’nin bu seneki baÅŸarısından söz ediyor ve Fenerbahçe’nin Türkiye’nin en büyük kulübü olduÄŸu görüşünde birleÅŸiyor. ArkadaÅŸlarımla konuÅŸtuÄŸumda Avrupa’da Fenerbahçe’nin baÅŸarısı konuÅŸuluyor”

-Fenerbahçe’de 2 sezonu geride bıraktın. Bu iki sezon boyunca çok fazla eleÅŸtirildin. Nleer yaÅŸadın bu döneam boyunca?

“Bu kulübün bir parçası olduÄŸum için çok gururluyum. Çok büyük kulüplerde oynadım ama Fenerbahçe oynadığım kulüpler içinde en büyüğü diyebilirim. Taraftarlar, ÅŸehrin atmosferi, stad ve daha bir çok sebebe dayanarak bunları söylüyorum. Hayatım boyunca bunun gururunu yaÅŸayacağım. Fenerbahçe kulübünün bir parçası olmak benim için gururu verici. Burada hiç bir piÅŸmanlığım yok. Fenerbahçe için çok fazla ÅŸey yaptığımı düşünüyorum. Ayrıca, taraftar ile çok iyi bir iletiÅŸimim var. Taraftar bizim için çok önemli. HerÅŸeyi çok iyi anlıyorlar. BaÅŸlangıçta benim için Türkiye çok zor geçti. Ama son 6 ayda buraya çok alıştım. BaÅŸta medya ile problemlerim oldu. Ama bu sorunun da ortadan kalktığını düşünüyorum. Tamamen buraya alıştığımı söyleyebilirim. Kim olduÄŸumu ve nasıl bir oyuncumu olduÄŸumu sön dönemde gösterdiÄŸimi düşünüyorum. Ben bu kulübü seviyorum. Burada mutluyum. 2 yıl daha kontratım var. Partizan’da idoldüm. Beni hala çok seviyorlar. PSV’de de çok sevildim ama burada olduÄŸu kadar hiçbir yerde taraftar tarafından bu kadar sevilmemiÅŸtim. Fenerbahçe taraftarı beni gerçekten seviyor, bunu hissedebiliyorum. Kalbimle oynuyorum. Ailem, ben ve çocukların burada çok mutluyuz”

-Mateja, sezon sonu takımdan ayrılacağın konusunda haberler var. Yönetm ile bir görüşmen olacak mı?. Gelecek sezon Fenerbahçe’de kalacak mısın?

“Umarım kalırım. Burada kalmayı istiyorum. Beni seven insanları hayal kırıklığına uÄŸratmak istemiyorum. Ligin ikinci yarısında insanlar performansımı gördü. Yöneticiler ile sık sık görüşüyoruz. Bana yardımcı oluyorlar. Tüm oyunculara da öyle, takımdaki herkese yardımcı oluyorlar. Ama doÄŸal olarak önümüzdeki günlerde oturup konuÅŸacağız. Bu her kulüpte olduÄŸu gibi bir görüşme olacak. GeçmiÅŸ sezon deÄŸerlendirip gelecek ile ilgili planları konuÅŸacağız. Bu görüşme Mateja, kalacak mı gidecek mi deÄŸil sadece geride kalan sezonu konuÅŸup görüş alışveriÅŸinde bulunacağız. İlerisi ile ilgili planları konuÅŸacağız. Bu görüşme normal bir görüşme olacak. İyi iliÅŸkilerimiz sürecek. Taraftarı çok seviyorum. Bana sabır gösterdiler. Saygı gösterdiler. Beni çok seviyorlar. Kalsam da gitsem de her zaman onların benim kalbimde olacağını söylemek istiyorum. Çok mutluyum burada olduÄŸum için”

-Avrupa’da birçok ülkede oynadın. Türkiye ve Avrupa rasındaki farklar nelerdir?

ÅžampiyonluÄŸa oynayan her kulüpte oynamak zordur. Ben ÅŸanslı veya ÅŸanssızım bunu bilemiyorum ama hep ÅŸampiyonluÄŸa oynayan takımlarda oynadım. Sırbistan’da, Hollanda’da İngiltere’de hep böyle oldu. Chelsea’de mutlaka ÅŸampiyon olmak zorundaydınız. Gerçekten baskı yüksekti. Ama takım olarak çok iÅŸ yaptık ve ÅŸampiyon olduk. Türkiye’de de aynı ÅŸekilde. Fenerbahçe büyük kulüp. İkincilik kesinlikle kabul edilmiyor. Türkiye’de gelecek ve geçmiÅŸiniz yok. Sadece bugün var. Avrupa’da insanlar sizin kariyerinize bakıp sabır gösterebiliyorlar. Burada ikinci bir ÅŸans çok fazla verilmiyor. Ama bunları çok fazla düşünmemeyi öğrendim. Bunların hepsini aÅŸtım. Åžu an hiçbir problemim kalmadı. Medyanın da beni anladığını düşünüyorum. Artık burada yaÅŸamak ve oynamak benim için daha kolay.

-Galatasaray veya BeÅŸiktaÅŸ’tan teklif alsan kabul eder misin?

“Fenerbahçe dışında Türkiye’de baÅŸka bir takımda oynamam. Bu benim prensibim. Bir ülkenin iki büyük ve rakip ekibinde oynayamam. Hollanda’da PSV’de oynarken Ajax beni istedi ama gitmedim. Türkiye’de Fenerbahçe’nin futbolcusuyum. Ben Türkiye’de baÅŸka bir kulüpte oynadığımı düşünemiyorum. Fenerbahçe kalbimin bir parçası”

-Kaybedilen Galatasaray maçı sonrası bir grup taraftar ile aranda gerginlik oldu. Olayı anlatır mısın? Ayrıca arabayı neden durdurma ihtiyacı hissetin?

“Ben kimseden korkmam. Sadece Allah’tan korkarım. Bu yüzden arabayı durdurdum. Problemin ne olduÄŸunu anlamaya çalıştım. Galatasaray maçında da iyi oynadığımı düşünüyordum. Onlar taraftar deÄŸildi, sarhoÅŸlardı. Bana saldırmadılar. Sadece agresiftiler. Bana vursalardı bu onların problemiydi. Kavga etmekten korkmam. Üzerimde Fenerbahçe eÅŸofmanı vardı ve buna uygun hareket ettim. Onların da bu formaya saygı göstermesi gerekirdi. Ben o insanları Fenerbahçe taraftarı olarak görmüyorum. Olayın ardından çok fazla destek gördüm. Maesajlar geldi, telefonlar geldi. EÅŸimde bana çok destek oldu. O görüntü Türk futbolu için iyi deÄŸildi ama bu sadece Türkiye’de olmuyor. İspanya’da Atletico’da oynarken bu tip bir olay olmuÅŸtu. Taraftarlar bazı futbolcuların arabasına zarar vermiÅŸti. Çok agresif bir taraftar topluluÄŸuydu. Bu tabiiki iyi bir olay deÄŸil. Bu yüzden bazı futbolcular takımdan ayrıldı. Bir daha olacağını düşünmüyorum. Bu tip olaylar büyük isimlerin kaybedilmesine sebep olabilir. Fenerbahçe futbolcusu her zaman saygıyı hak ediyor”

-Takım, Brezilyalı ve Türk futbolculardan oluşuyor. Bu tabloda aslında tek yabancı futbolcu gibisin takımda. Bu senini için bir sorun teşkil etti mi? Alex başta olmak üzere Brezilyalı ve Türk futbolcular sorunların oldu mu? Alex ile uyum konusunda başlangıçta sıkıntı çektin mi?

“Kendimi yarı Brezilyalı yarı Türk hissediyorum. İspanyolca konuÅŸtuÄŸum için Portekizceyi anlayabiliyorum. Takımdaki Brezilyalı oyuncular da İspanyolca’yı anlayabiliyor. Türk oyuncularla da çok iyi anlaşıyorum. Sonuç olarak hem Türk hem de Brezilyalı futbolcular ile çok iyi zaman geçiyorum ve anlaşıyorum. Bana saygı gösteriyorlar ve beni seviyorlar. Alex ile de çok iyi anlaşıyoruz. İlk kez Alex tipi bir oyuncu ile oynadım. Daha önce PSV’de Hasselink, Chealsea’de Drogba ve Atletico’da Fernando Torres ile beraber oynadım. Bu üç oyuncu da fiziÄŸi kuvvetli, mücadeleci oyunculardı. Alex bu 3 isimden de farklı özelliÄŸe sahip. Daha yetenekli ve topla çok daha etkili bir oyuncu. Kendi oyun tarzımı bu yüzden biraz deÄŸiÅŸtirdim. Alex bana saygı gösteriyor çünkü onun için sahada ne kadar zor iÅŸler yaptığımı biliyor. Ona her saniye yardımcı oluyorum. Bende ona saygı gösteriyorum. Benim gol atmama yardımcı oluyor. Takımın bu kadar iyi yerlere gelmesinde katkısı büyük. Ben takım oyuncusuyum. Zaman zaman medya aramızda problem varmış gibi gösteriyor. Takım arkadaÅŸlarım ve hocamdan memnunum. İşimin zor olduÄŸunu biliyorum ama kabul ediyorum. Bu takımın bir parçası olmak benim için yeterli. Çok fazla gol atmak deÄŸil 1 tane kritik gol atmak daha önemli. Kıskanç deÄŸilim. Takım her zaman daha önemli”

-Alex’in Avrupa’da oynamasının zor olduÄŸu görüşleri hakim. Sen Avrupa tecrübesi fazla olan bir oyuncusun Alex sence Avrupa’da oynayabilir mi?

Ben bu görüşlere katılmıyorum. Alex, büyük oyuncu. çok iyi oyunlar çıkardı Avrupa maçlarında. Derbilerde de çok iyiydi. Burada çok mutlu. İyi bir kontratı var. Bende onun yerinde olsam kulübümü deÄŸiÅŸtirmezdim. Ailesi burada mutlu. Bu kulüple 3 kez ÅŸampiyon oldu.Takım kaptanı herkes onu seviyor. Sadece futbolu bıraktığı zaman Avrupa’da oynamadığı için belki biraz buruk olabilir. Ama ileride çocuklarına gösterecek çok fazla baÅŸarısı var”

-Peki ya Semih. Bir anlamda aslında birbirinize rakip durumdasınız. Semih ile nasıl anlaşıyorsun?

“Semih ile çok fazla yanyana oynamadım. Üzgünüm. Birbirimizi iyi hissettiÄŸimizi ve tamamladığmızı düşünüyorum. Antremanlarda bunu çok net gördüm. Ama maçlara beraber baÅŸlayamadığımız için üzgünüm. Birbirimizden çok farklı oyuncularız. Bu yüzden tamamlıyoruz birbrimizi. Onun için çok mutluyum. Gol kralı oldu. BaÅŸta Zico olmak üzere hepimiz onunla gurur duyuyoruz. Umarım böyle devam eder. Hayatındaki en iyi sezonu geçirdi. Onu rakibim olarak deÄŸil iyi bir arkadaşım olarak görüyorum. Åžimdi iÅŸi daha zor. İyi maçları devam ettirmek zorunda. Åžimdi daha fazla baskı hissedecek. Onu seviyorum. Birbirimizden çok iyi ÅŸeyler öğrendiÄŸimizi düşünüyorum. Ben sabırlı olmayı öğrediÄŸimi söylebilirim. İyi bir karakteri var. Çok profesyonel ne kadar oynarsa oynasın hiç problem etmiyor. İyi arkadaşız. EÅŸi Yugoslavya’dan. Kendisi de biraz Yugoslavca konuÅŸabiliyor. Arada Yugoslavca ÅŸakalar yapıyoruz birbirimize. Bana yugoslav yemekleri getiriyorlar. İkimiz de birbirimizden çok ÅŸeyler öğreniyoruz. Aramızda iyi bir baÄŸ var”

-Zor günler geçirdin. Peki hiç Fenerbahçe’den ayrılmayı düşündün mü ?

“Hiç bir zaman Fenerbahçe’den ayrılmayı düşünmedim. EÄŸer iyi bir kariyerim olmasaydı bu kadar baskı olmazdı. Zaten bu yüzden baskı oluyor. Bu baskıyı pozitif olarak kabul ediyorum. Bu benim daha ileriye gitmemi saÄŸlayacak. Nereye gidersem gideyim herkes Kezmandan bahsedecek. Bu normal”

-2 sezon boyunca unutamadığın maçlar hangisi?

“Unutamadığım maçlar arasında Galatasaray’a karşı ilk golü attığım maçı söyleyebilirim. Taraftarların dediÄŸi gibi gerçek Fenerbahçeli oldum. BeÅŸiktaÅŸ’a karşı attığım gol de öyle. Ama hepimiz için Sevilla maçı çok önemliydi. O maç hayatımızda çok önemli bir yere sahip”

-Peki ya kötü hatırıların?

“En kötü hatıralarım ise Ankaragücü ve Manisa maçlarında gördüğüm kırmızı kartlardı. Bunları haketmediÄŸimi düşünüyorum. Ayrıca ligin son haftalarında oynadığımız ve kaybettiÄŸimiz Galatasaray maçı da beni oldukça üzdü. Çünkü biliyoruz ki biz onlardan daha iyi bir takımız”

-Yugoslavya savaşının ardından Sırplara dünyanın her yerinden olduÄŸu gibi tepkiler oldu. Türkiye’den de öyle. Sana ırkçılık yapıldığı gibi söylemler yer almıştı senin aÄŸzından. Bunlarda medyada yer aldı. Gerçekten öyle mi?

“BEN MİLLİYETÇİ DEĞİLİM”

“Ben böyle bir ÅŸey söylemedim. HerÅŸeyden önce Milliyetçi deÄŸilim. Eski Yugoslavya’da bir çok arkadaşım var. GeçmiÅŸte olan olaylar tamamen politik ÅŸeyler. İnançlı biriyim. Dinim ile ile gurur duyuyorum. Dinim bana tüm dinlere ve herkese saygı göstermeyi öğretti. Her hangi bir dine inanabilirsiniz ama önemli olan kalbiniz. İstanbul’da bununla ilgili olumsuz anlamda hiçbir ÅŸey hissetmedim. Burada yaÅŸayan YBoÅŸnaklarda bana yardımcı oluyor. Herkes elinden geldiÄŸince bana yardımcı oluyor”

-Türkiye’de en beÄŸendiÄŸin futbolcular kim?

“Galatasaray’dan Arda’yı beÄŸeniyorum. Çok genç. Kanatta ve orta sahanının ortasında oynabiliyor. Ümit Karan çok tehlikeli bir oyuncu. Defansı yoruyor, güçlü. EÄŸer onunla oynama ÅŸansım olsa çok mutlu olurdum. Bizim sistemizde tabii ki olmaz ama çift forvetli sistemde onunla oynamayı isterdim. Servet çok teknik deÄŸil ama karakterini seviyorum. Makine gibi, tam bir savaşçı. Fenerbahçe’de Deivid büyük geliÅŸme yaptı. Colin’i de unutmamak lazım. Çok oyuncu ile oynadım. Ama bu kadar güç ve yeteneÄŸin birleÅŸtiÄŸi bir oyuncu görmek çok zor. EÄŸer kendini geliÅŸtirirse çok büyük bir oyuncu olur”

-Eric Gerets, Guus Hiddink ve Mourinho gibi teknik adamlar ile çalıştın. Şimdi de Zico ile çalışıyorsun. Zico sence nasıl bir teknik adam?

“Zico bizim babamız gibi. Elde ettiÄŸi sonuçlar Zico’nun baÅŸarısını ortaya koyuyor. Kulüp tarihine geçti. Çok soÄŸukkanlı. ArkadaÅŸ gibi yaklaşıyor bize. Kendini çok fazla geliÅŸtirdi. İleride Avrupa’da büyük kulüplerde de çalışabileceÄŸini düşünüyorum. Bana çok güveniyor. Her zaman en zor durumlarda bana hep destek oldu. Herkes hata yapabiliyor. Bursa maçında yedek oyuncular ile çıktık ama bu Zico’nun diÄŸer oyunculara olan saygısını ve güvenini gösterdi”

-Takımdaki yakın arkadaÅŸlarında biri Appiah, Åžu anda İtalya’da hastalığı sebebiyle tedavi oluyor. EÄŸer iyi bir Appiah olsaydı, Fenerbahçe Åžampiyonlar Ligi’nde Finale çıkabilir miydi?

“Appiah’ın gidiÅŸi ile çok ÅŸey kaybettik. Appiah ilk yılında çok iyiydi. Sonra çok ÅŸanssız bir dönem geçirdi. Sakatlıklar yaÅŸadı, ÅŸimdi de hastalığı var. Onun için üzüldüm. Appiah’a destek ve ÅŸans vermek gerektiÄŸini düşünüyorum. Bize döndüğünde mutlaka katkı saÄŸlayacaktır. Kulüp doÄŸal olarak ondan faydalanamayacağını görünce, yerine transfer yaptı. Kazanmaya odaklı, her teknik adamın kadrosunda görmek istediÄŸi bir oyuncu. Appiah bir ÅŸansı daha hak ediyor”

-Aziz Yıldırım ile ilgili düşüncelerin?

Aziz Yıldırım çok güçlü. O pozisyonda birinin güçlü olması gerekir. Bazen devlet başkanından daha popüler olduğunu düşünüyorum. Bu kolay bir şey değil. Milyonlarca insan onu seviyor. Çok saygı gösteriyorum. Benim yanımdaydı. İkinci yarıda attığım goller ile onu memmnun ettiğimi düşünüyorum.

-Peki İstanbul’u nasıl buluyorsun. Burada ailenle günlerin nasıl geçiyor?

“İstanbul’da günlerimizi genellikle ailemle evimizde geçiriyoruz. İstanbul’da çok fazla trafik var. Zaman zaman uçan bir balonla bir yerden bir yere gitmemiz konusunda espriler bile yapıyoruz. İstanbul’da BaÄŸdat caddesi, NiÅŸantaşı gibi güzel yerler var. En az Avrupa’daki büyük ÅŸehirler kadar iyi restauranlar var, hatta daha iyileri var. Kiliseye gidiyorum. Burası ülkeme çok yakın, uçak ile bir buçuk saatte gidebiliyorum. Buraya gelmeden önce İstanbul’un bu kadar güzel bir ÅŸehir olduÄŸunu tahmin etmiyordum”

21 Mayıs’ta Åžampiyonlar Lig Finalinde eski takımın Chelsea ile Manchester United karşı karşıya gelecek sence hangi takım daha ÅŸanslı?

“Moskova’daki final maçınca favorim Chelsea. Orada kardeÅŸlerim, arkadaÅŸlarım var. Umarım kazanırlar. Baskıyı atmak için bu kupayı almarı gerekiyor”

-Şu an yorumculuk yapan bazı eski Fenerbahçeli futbolcular tarafından eleştiriliyosun. Bununla ilgili düşüncelerin neler?

“Herkesin saygı göstermesi lazım birbirine. Ne iÅŸ yaptığınız önemli deÄŸil. ÇocukluÄŸumda sahamız yoktu, topumuz yoktu, ayakkabımız yoktu. Zorluklar çektik. İlerleyen zamanda Chealsea takımına kadar yükseldim. Bu gerçekten inanılmaz bir duygu. Ama bazı insanlar bunu anlamıyor. Kompleksleri var. Futbolda artık bugün daha fazla para var. Babam Yugoslavya birinci liginin en iyi kalecilerindendi ama aynı zamanda taksicilik yapıp bize bakmaya çalışıyordu. Ama o zaman futbolda çok para yoktu. Ben kimseyi yargılamıyorum. Beni ve bizi sadece tanrı yargılayabilir. Ben herkese saygı duyuyorum”

-Ve son olarak Tuncay’ı sormak istiyor. Geçen sezon beraber oynadınız. Bu sezonun başın da da Tuncay İngiltere’ye transfe oldu. Sence Tuncay İngiltere’ye giderek doÄŸru seçim yaptı mı?

Tuncay bence İngiltere’ye giderek doÄŸru karar verdi. Çünkü bu tip fırsatlar çok fazla çıkmaz ve bunu deÄŸerlendirmesi gerekir. Birden çok büyük kulüplerde oynamak çok zordur. YavaÅŸ yavaÅŸ, basamak basamak çıkmak gerekir. BaÅŸta zorluk çekti ama ÅŸu an iyi gidiyor. Belki İngiltere’ye giderek zoru seçti ama nasıl olsa Türkiye’de ona talip olacak bir çok takım var”


Sal

13

Daum Galatasaray’da - 13 Mayıs 2008

13 May 2008, 22:57 | SevdaTv | henüz yorum yok

 Daum Galatasaray’da iddiası

Köln takımını Alman Bundesliga’ya çıkaran Christoph Daum’un Galatasaray’ın yeni teknik direktörü olacağı iddia edildi.

Alman Der Spiegel dergisinin internet sayfasında yer alan habere göre BeÅŸiktaÅŸ ve Fenerbahçe’nin eski teknik direktörü Christoph Daum, Galatasaray’la anlaÅŸtı. Der Spiegel’de yer alan haberde Daum’un FC Köln’ün Alman Birinci Lige çıkışının kutlandığı partiye katılmadığına dikkat çekildi. Christoph Daum’un partiye katılmama nedeni olarak Galatasaray ile anlaÅŸtığı ve Köln’lü yöneticilerle arasının açık olduÄŸu gösterildi.





Leanne Nicholson, 12 yaşına kadar çok sağlıklı normal bir yaşam sürdü. Ancak vücuduna giren tanımlamayan bir virüs Nicholson’ın kalp zarını hedef alarak hastalanmasına neden oldu. Küçük kıza, kalp yetersizliğine neden olan kalp kası bozukluğu olarak tanımlanan kardiyomiyopati teşhisi kondu.

Bu hastalık yüzünden pek çok kez kalp krizi geçiren Leanne Nicholson’a 2002 yılında beyin kanamasından ölen genç bir kadının kalbi nakledildi. Ancak kısa bir süre sonra vücut kalbi rededince Nicholson ve ailesi için geçmiştekinden de korkunç kabus gibi günler başladı.

Uzun süre kalp yetmezliği ve eskisinden daha korkunç kalp krizleri geçiren Nicholson’ın vücudu bir süreden sonra tamamen iflas etti. 18 yaşından kısa bir süre önce doktorları tüm ümitlerini keserek ailesine Leanne’in ancak 30 gün yaşayabileceğini söylediler. İyileşmesi için gereken kalp tranplantasyonu için gerekli donör bulunamamaktaydı.

Ancak şans Nicholson’a son bir kez gülümsedi ve milyonda bir rastlanan şey gerçekleşti. Araba kazasında ölen 35 yaşındaki bir erkeğin kalbi genç kıza uymakta idi. Derhal yapılan transplantasyonla çocukluğundan beri ilk kez sağlığına kavuşan Nicholson şu an yaşayacağı yeni yılların mutluluğu içinde.



Uluç, Fenerbahçe’nin başarısının ve başarısızlığının tamamının sorumlusu olarak Aziz Yıldırım’ı gösterdiği konuşmasında özetle şunları söyledi:

Sezon ortasında ben Fenerbahçe’nin bir stopere, bir orta saha adamına bir de forvete ihtiyacı olduğunu söylediğimde, eksikleri hatırlatığımda kötü adam oldum. Bugün bu dediğimiz adamlar alınsaydı Fenerbahçe Moskova’da final oynayacaktı.

ŞEREFSİZ ALÇAK DEDİLER

Tüm bu söylemlerimizin yerine gidip Selçuk’un, Deniz’in, Kemal’in olduğu bölgeye, Maldonado diye bir adam getirdiler. Bunu eleştirince de resmi internet sitelerinde “Şerefsiz alçak” dediler. Yahu tamam ben şerefsiz haysiyetsiz alçak bir adamım.. Ama bir dinleyin yahu bu adam ne diyor diye bir dinleyin..

AZİZ YILDIRIM’IN HAKKINI DA VERİYORUM

Ben Aziz Yıldırım’ı eleştiriyorum.. Ama Aziz Yıldırım’ın hakkını da veriyorum. Kurumsal anlamda inanılması güç işler yaptı. “Şehircilik planına ters olur, asla yapılamaz” denilen Saraçoğlu’nu yaptı. Müthiş isimler etirdi. Para kazandırdı kulübe.. Statlardaki bedavacıları ayyaşları dışarı attı. Fenerium’u kurdu ki, taraftar oradan eşek yüküyle alışveriş yapıyor.. Bunlar çok güzel işler..

AZİZ YILDIRIM TEK ADAM, TEK PATRON

Ancak Aziz Yıldırım tek adam, tek patron.. Soyunma odasına inip takım kurmaktan haz alıyor. Mustafa Denizli’ye “Takımı sen mi şampiyon yaptın” diyebiliyor. Gelen bütün transferlerden, alınan başarılardan ve başarısızlıklardan Aziz Yıldırım sorumludur.

BEN KONUŞMAYAYIM SİZ SALDIRIN

Fenerbahçe, Galatasaray’ın patır patır döküldüğü bu yıl şampiyon olamamışsa bunun hesabını Aziz Yıldırım vermeledir. Fenerbahçe’de yönetim Kurulu yoktur. Aziz Yıldırım etrafına bazı isimler almış, “Ben konuşmayayım siz saldırın” diyerek hedef gösteriyor. Yanındaki adamlar da gösterilen hedeflere küfür ve tehditler savuruyor..”


Sal

13

Kurtlar Vadisi Pusu 39 FULLL

13 May 2008, 00:44 | SevdaTv | henüz yorum yok

Kurtlar Vadisi Pusu 39. bölümünü Yakında Sevdatv.com da  izleyebilirsiniz ;

Kurtlar Vadisi 39. Bölüm

http://video.google.com/videoplay?docid=7646162533602692282&hl=en



Zeynep gerçeği öğreniyor!

Hülya, Musa’ya; İbrahim’in ikisini bir oyunla bir araya getirdiğini anlattıktan sonra, Musa bu durumu Zeynep’e anlatır. Ve olayın bu şekilde gelişmiş olması Musa’nın Zeynep ile olan ilişkisi açısından bir umut ışığı olur.

Uğur ile Ayşe artık iyice yakınlaşmışlardır. Uğur bu durumdan hiç şikayetçi değildir, zira onun isteği de budur. Ama Ayşe, kendini her geçen gün daha kötü hissetmektedir.

Derya ile İsmail arasındaki arkadaşlık her geçen gün biraz daha ilerlemektedir. Ama bir sorun vardır. İsmail, bazı hareketlerinin dozunu ayarlayamamaktadır ve bu hali, Derya’yı tedirgin etmektedir.

Zeynep, birdenbire sürpriz bir karar alır. Bu karar acaba neleri değiştirecektir?



Sevgisiz bir hayat, yaşanmamış demektir.”Eren ve Gülçin’in kendilerini yemek arabasının tekerleklerine zincirlediğini duyan herkes, bahçeye toplanır. Onlar, Eren ve Gülçin’in neden böyle bir şey yaptığını anlamaya çalışırken, Eren yemek şirketinin çevreyi kirlettiğini anlatır!

Terapistin verdiği ödev sonucu kızların yazdıkları kâğıtları ele geçirmek isteyen çocuklar, bir yolunu bulup amaçlarına ulaşırlar: Kızların çocuklar hakkında yazdıkları şeyler oldukça şaşırtıcıdır! Çocuklar, kızların yazdıkları doğrultusunda hareket etmek için kolları sıvarlar. Kâğıtlarda yazılanları yerine getiren çocuklar, kızların olumsuz tepkileri karşısında oldukça şaşırırlar. Kızlar ise çocuklardaki değişikliği anlamaya çalışır fakat işin içinden çıkamazlar!..


Pts

12

Çin’de Deprem - 12 mayıs 2008

12 May 2008, 23:56 | SevdaTv | 2 yorum var



Galatasaray Başkanı Adnan Polat, futbolcuları överek “Bu çocuklar hiçbir takımın yapamayacağını, kimsenin inanmadığını başardı. G.Saray yerine başka bir kulüp aynı şeyleri yaşasaydı asla bu noktada olamazdı” dedi.

GALATASARAY’da Futbol A.Ş Müdürü Adnan Sezgin, sezon başında yaptıkları transferlerin büyük bir başarı olduğunu belirtip, “Yaptığımız transferler tez konusu olur” demişti. Şimdi ise bu cümlenin benzerini Galatasaray Başkanı Adnan Polat yakınlarına söylüyor. Yaşadığı zorluklara rağmen takımın şampiyonuğunu ayakta alkışlayan Başkan Polat, “Asıl bu şampiyonluk tez konusu olur. Bu çocuklar hiçbir takımın yapamayacağını, kimsenin inanmadığını başardı” dedi.

Sarı kırmızılı kulübün başkanı, bu yıl büyük sorunlara göğüs gerdiklerini ifade edip, G.Saray camiasına önceki gece duygularını şöyle anlattı:

“Bir takımın başına gelecek tüm zorlukları G.Saray yaşadı. Ama sorunlar G.Saray’ı daha da büyüttü. Düşünüyorum da sezon boyu başımıza gelenleri. Bu takım, G.Saray yerine başka bir kulüp aynı şeyleri yaşasaydı asla bu noktada olamazdı. Hem zorluklarla boğuştular, hemde şampiyonluğa ulaştılar. Onların aslan gibi ruhları ve yürekleri var. Rakiplerimizin durumunu göze alıp, başımıza gelenleri 1 yıl boyunca aklımızdan geçirince ne kadar büyük bir şampiyonluk kazandığımızı herkes anlayacak. İşte bu çocukların, G.Saray takımının yaptıkları tez konusu olur.”



Villarreal’in 18 gollü formda yıldızı, milli futbolcumuz Nihat Kahveci hocası Manuel Pellegrini tarafından Espanyol karşısında da en önemli gol silahı olarak ilk 11′de sahaya sürüldü.

Villarreal [2 - 0] Espanyol
31′ [1 - 0] Javi Venta
43′ [2 - 0] Robert Pires

Villarreal bu galibiyetle ligde 74 puana yükselirken El Madrigal’den boynu bükük ayrılan Espanyol 48 puanda kaldı.

Bir diğer lejyonerimiz Ersen Martin ise Almeria deplasmanında yedek bekledi, sahadan 2-0 galip ayrılmayı başaran Huelva ligde kalma yolunda önemli bir adım atmış oldu.

İşte 37. haftanın toplu sonuçları:
Almeria 0 - 2 Recreativo Huelva
Athletic Bilbao 0 - 0 Racing Santander
Atletico Madrid 1 - 0 Deportivo La Coruna
Barcelona 2 - 3 Mallorca
Levante 1 - 5 Valencia
Osasuna 2 - 1 Real Murcia
Real Betis 0 - 2 Sevilla
Valladolid 0 - 0 Getafe
Villarreal 2 - 0 Espanyol
Zaragoza 2 - 2 Real Madrid



2002-2003 sezonu sonunda Turkcell Süper Lig’e veda eden Kocaelispor, 5 yıllık hasreti dindirdi! Bank Asya 1. Lig’in son haftasında deplasmanda Altay’ı mağlup eden Körfez şampiyon oldu ve Süper Lig’e “merhaba” dedi!

Stat: Atatürk

Hakemler: Fırat Aydınus xx, Orkun Aktaş xx, Kemal Yılmaz xx

Altay: Gökhan xx, Ferdi xx, İbrahim xx, Eren xx, İsa x, Alp x (Dk. 46 Mehmet Batdal xx), Merter xx, Enis xx (Dk. 61 Mehmet Sak x), Emirhan xx (Dk. 72 Volkan x), Yasin xx, Adem xx

Kocaelispor: Kılıçarslan xxx, Serkan xxx (Dk. 58 Bayram xxx), Hakan xxx, Muhammet xxx, Ufuk xxx, Özgür xxx, Hamza xxx, Semavi xxx, Serdar xxx, Taner xxx (Dk. 29 Can xxx), Ahmet Dursun xxx (Dk. 77 Adem xxx)

Goller: Dk. 9 Taner (Kocaelispor)

Sarı Kartlar: Dk. 10 Taner, Dk. 23 Semavi, Dk. 46 Muhammet, Dk. 64 Ahmet Dursun, Dk. 77 Bayram (Kocaelispor)

Bu sonuçla ligi şampiyon olarak bitiren Kocaelispor, Turkcell Süper Lig‘e yükseldi.

Maçın bitiminde Kocaelisporlu futbolcular, İzmir’e gelen çok sayıda taraftarıyla şampiyonluk sevinci yaşadı. Altaylı taraftarlar da Kocaelispor lehine tezahüratta bulundu.

Bank Asya 1. Lig’de Altay’ı deplasmanda 1-0 yenerek 64 puanla şampiyon olan Kocaelispor, kupasını aldı.

TFF Yönetim Kurulu Üyesi Arif Koşar, düzenlenen törenle Kocaelisporlu futbolculara şampiyonluk kupasını verdi.

Atatürk Stadı’ndaki karşılaşmayı açık tribünde izleyen yaklaşık 8 bin Kocaelispor taraftarı, 5 yıl aradan sonra yeniden Süper Lig’e yükselmenin sevincini yaşadı.

Kocaelispor taraftarlarının Altay’a yönelik olumlu tezahüratının ardından, Altaylı taraftarlar da Kocaelisporlu oyuncuları ”Şampiyon” tezahüratı ile tribüne çağırarak alkışladı.



Bez Bebek 36. Bölüm özetiKendileri dışında herkesin Oyuncaklar Dünyası’na gitmiş olmasından rahatsızlık duyan çocuklar, Nana’ya onları da götürmesi için baskı yapmaya başlarlar. Nana’dan istedikleri cevabı alamayan çocuklar, Şoker’in onlarla ilgili Sulina ile yaptığı antlaşmadan habersiz, gizlice Şoker’le beraber Oyuncaklar Dünyası’na giderler. Ama Oyuncaklar Dünyası onların tahmin ettiği gibi sonsuz oyun ve eğlence değil, korku ve tehlike dolu bir yere dönüşecektir.



Ali Rıza Bey ve ailesi için yeni bir dönem başlıyor
 
Ferhunde davasından vazgeçmek için Oğuz’dan para aldığını gizler. Bu anlaşmanın gizli kalması Oğuz’un da işine gelmektedir.
Ali Rıza Bey, evi teminat göstererek aldığı krediyle, Şevket’in bankaya olan borcunu öder. Sedef’e olan gönül borcunu ise asla ödeyemeyeceğini bilmektedir.
Cevriye Hanım, Fikret’in canını yakmak için kendince iyi bir fırsat yakalar. 
Necla’yla Cem daha sık karşılaşmaya başlarlar. Cem’in annesi Suzan Hanım, Necla’yı ciddi bir tehdit olarak görmektedir. Suzan Hanım’ın sürpriz ziyareti  Hayriye Hanım için tam bir hayal kırıklığı olur.
Ferhunde yeni hedefine kilitlenmiş, bütün dikkatini yeni patronu üzerinde toplamıştır.
Sonunda Ali Rıza Bey’in korktuğu olur. Şevket, aile ağacının dallarını tek tek kıranla karşı karşıyadır artık.



« Önceki Yazılar   |   Sonraki Yazılar »

Eklenen Son Yazılar
Yapılan Son Yorumlar